
İnsan bazen hayatındaki sorunların birbirinden bağımsız olduğunu düşünür.
Parayla sorun yaşar, başka bir mesele zanneder.
İlişkilerinde sınır koyamaz, karakterinin böyle olduğunu düşünür.
Yalnız kalmaktan korkar, bunu sevgi ihtiyacı sanır.
Anne-babasına karşı taşıdığı kırgınlıkları yıllarca içinde tutar.
Affedemediği insanların yükünü, farkında olmadan kendi hayatında taşımaya devam eder.
Oysa hayatımızın birçok alanı birbiriyle bağlantılıdır.
Çocukken para hakkında ne duydun?
“Para zor kazanılır”, “Bizim paramız olmaz”, “Çok para insanı bozar” gibi cümlelerle mi büyüdün?
Bugün para kazanma, harcama, biriktirme ve kendine yatırım yapma biçiminde geçmişten öğrendiklerinin izleri olabilir.
Peki ya anne ve babandan taşıdıkların?
Onların korkularını kendi korkuların,
onların hayallerini kendi hedeflerin,
onların doğrularını kendi doğruların zannediyor olabilir misin?
Büyümek yalnızca yaş almak değildir.
Bir noktada insanın kendisine şu soruyu sorması gerekir:
“Bana öğretilenlerden hangisi gerçekten benim?”
Sonra sınırlar gelir…
Hayır dediğinde suçluluk hissediyorsan,
herkesi memnun etmeye çalışıyorsan,
başkaları üzülmesin diye sürekli kendinden vazgeçiyorsan,
belki de sınır koymanın sevgisizlik olmadığını yeniden öğrenmen gerekiyordur.
Affetmek de aynı şekilde yanlış anlaşılır.
Affetmek yapılanı onaylamak değildir.
Unutmak değildir.
Seni inciten kişiyi yeniden hayatına almak hiç değildir.
Bazen affetmek sadece:
“Bunun yükünü artık hayatımın geri kalanında taşımayacağım.”
diyebilmektir.
Ve yalnızlık…
Bazen insan yalnız kalmaktan o kadar korkar ki kendisine iyi gelmeyen insanlarla kalmayı, kendisiyle baş başa kalmaya tercih eder.
Oysa yalnızlık her zaman terk edilmişlik değildir.
Bazen insanın kendi sesini yeniden duyduğu, ne istediğini fark ettiği ve kendisiyle tanıştığı en değerli alanlardan biridir.
Para…
Aile…
Affetmek…
Sınırlar…
Yalnızlık…
Bunların her biri başka bir kapı gibi görünse de sonunda aynı yere açılabilir:
KENDİNE.
Kendi değerine.
Kendi seçimlerine.
Kendi sınırlarına.
Kendi hayatına.
Belki de dönüşümün en önemli sorusu şudur:
“Bugün yaşadığım hayatın ne kadarı benim seçimim, ne kadarı bana öğretilenlerin devamı?”
Sana ait olmayan yükleri fark et.
Geçmişten gelenleri sorgula.
Sınırlarını yeniden çiz.
Parayla ve kendinle ilişkini gözden geçir.
Affetmen gereken yerde yükünü bırak.
Yalnızlıktan kaçmak yerine kendinle tanış.
Çünkü hayatını değiştirmek bazen yeni bir insan olmak değil;
sana ait olmayanları bıraktığında ortaya çıkan gerçek seni yeniden hatırlamaktır.
Zişan Berivan
Profesyonel Koç

