
🌿 Tasavvufî Farkındalık | Hakkını Aramak Başkadır, Hakkı Olmak Başkadır
İnsan, hayatı boyunca çoğu zaman kendi hakkını arar.
Bana neden böyle davranıldı?
Neden ben anlaşılmadım?
Neden bana haksızlık yapıldı?
Bu soruların peşinde koşarken bazen daha önemli bir soruyu unutabilir:
“Ben bugün kimin hakkına girdim?”
Tasavvuf, insanı önce kendi nefsiyle yüzleştirir.
Başkalarının kusurlarını görmek kolaydır.
Zor olan, kendi eksikliğini fark edebilmektir.
Çünkü nefs, kendini haklı çıkarmayı sever.
Gönül ise haklı olmaktan çok, Hakk’ın razı olduğu kul olmayı ister.
Bazen bir sözümüz…
Bazen bir ihmâlimiz…
Bazen de geciktirdiğimiz bir özür…
Farkında olmadan bir kulun gönlünde iz bırakabilir.
İşte bu yüzden arifler, her akşam kendilerine şu muhasebeyi yaparlardı:
“Bugün kimin gönlünü aldım, kimin gönlünü incittim?”
🌷 Bugün kendine şu soruyu sor:
“Eğer bugün hayatımın son günü olsaydı, helallik istemem gereken biri var mıydı?”
Belki atılacak küçük bir adım…
Belki samimi bir özür…
Belki içten edilen bir dua…
Bir gönlü onarmaya vesile olabilir.
🤍 Hatırla…
Haklı olmak, her zaman huzur getirmez.
Ama helalleşmek, kalbi hafifletir.
Çünkü Allah’a yakın olmak isteyen kalpler; kin taşımayan, kibir büyütmeyen ve kul hakkına karşı titizlik gösteren kalplerdir.
Elif Koşak ✨
🌟 YILDIZ ŞİFA ATÖLYESİ 🌟

