
🌿 Tasavvufi Bir Bakışla Farkındalık 🌿
Tasavvufta insanın en büyük yanılgılarından biri, kendisini yaptığı şeylerden ibaret sanmasıdır.
Oysa insan; makamı değildir, unvanı değildir, başarıları değildir, hatta hataları da değildir.
Bütün bunlar değişir.
Hakikat olan ise değişmeyendir.
Tasavvuf ehli bu yüzden sürekli şu sorunun peşine düşmüştür:
“Ben kimim?”
Çünkü insan kendini tanımadan Rabbini tanıyamaz.
Bir gün bir derviş şeyhine:
“Hakikate nasıl ulaşırım?” diye sorar.
Şeyhi cevap verir:
“Kendin sandığın kişiden vazgeçerek.”
Çünkü çoğu zaman insanın önündeki en büyük perde dünya değil, kendi oluşturduğu benliktir.
Kırılınca dağılan,
Övülünce büyüyen,
Eleştirilince öfkelenen,
Kaybedince çöken tarafımız…
Tasavvuf buna nefis der.
Nefis sürekli merkezde olmak ister.
Kalp ise teslim olmak ister.
Nefis sahip olmak ister.
Kalp ait olmak ister.
Nefis kontrol etmek ister.
Kalp güvenmek ister.
İşte farkındalık, bu iki ses arasındaki farkı görebilmektir.
Her düşündüğün şey sen değilsin.
Her hissettiğin duygu da sen değilsin.
Onları fark eden bir bilinç var.
Tasavvuf o bilinci uyandırmaya çalışır.
Bugün öfkelendiğinde öfkeni izle.
Korktuğunda korkunu izle.
Üzüldüğünde üzüntünü izle.
Kendine şunu sor:
“Bu duyguyu yaşayan kim, onu fark eden kim?”
İşte insan bu sorunun derinliğine indikçe kendi hakikatine yaklaşmaya başlar.
Çünkü tasavvufun amacı insana yeni bilgiler vermek değil;
Zaten içinde var olan hakikati hatırlatmaktır.
Belki de bütün yolculuk bunun içindir:
Dünyayı fethetmek için değil,
Kendini tanımak için…
Ve insan kendini tanıdıkça anlar ki;
Asıl huzur, olmak istediği kişi olmaya çalışmakta değil,
Allah’ın yarattığı özü hatırlamaktadır.
✨ “İnsan kendine yaklaştıkça Rabbine yaklaşır; Rabbine yaklaştıkça kendine.”
Bu nedenledir ki
“Kendini bilen Rabbini bilir…”
Elif Koşak ✨
🌟 YILDIZ ŞİFA ATÖLYESİ 🌟

