
🌿 Tasavvufî Farkındalık | Sevgi, Sahip Olmak Değil; Emanete Hürmet Etmektir
İnsan çoğu zaman sevdiğini sahiplenmek ister.
İnsanları…
İlişkileri…
Hatta zamanı bile…
Oysa tasavvuf, sevginin özünde sahip olmak değil; emanete hürmet etmek olduğunu öğretir.
Çünkü gerçek sevgi, “Benim olsun.” demez.
“Allah bana emanet ettiği sürece kıymetini bileyim.” der.
Bir anne evladına…
Bir eş eşine…
Bir dost dostuna…
Hiçbiri birbirinin gerçek sahibi değildir.
Hepimiz birbirimize bir süreliğine emanet edilmiş yol arkadaşlarıyız.
Bu hakikati idrak eden kişi, sevgiyi korkuyla değil; şükürle yaşar.
Kaybetme endişesi yerine, birlikte geçirilen her ana hamd eder.
📿 Hazret-i Mevlânâ şöyle der:
“Sevgi, eksiltmez; olgunlaştırır.”
Gerçek sevgi, karşı tarafı değiştirmeye çalışmaz.
Onu Allah’ın emaneti olarak görür, kusurundan önce özünü görmeye gayret eder.
🌷 Bugün kendine şu soruyu sor:
“Sevdiğim insanlara, Allah’ın bana emanet ettiği bir can gözüyle bakabiliyor muyum?”
Belki de ilişkilerimizi zorlaştıran şey;
Sevginin eksik olması değil,
Sahip olma arzusunun fazla olmasıdır.
Emanete hürmet eden gönül, sevgiyi kontrol ederek değil; güvenerek yaşar.
🤍 Hatırla…
Allah’ın emaneti olduğunu bildiğin hiçbir şeye hoyrat davranamazsın.
Kalpler de böyledir.
Bir gönlü incitmeden sevebilmek, sevginin en güzel hâlidir.
Elif Koşak ✨
🌿 YILDIZ ŞİFA ATÖLYESİ 🌿

