
🌿 Tasavvufi Bir Bakışla Farkındalık 🌿
İnsan çoğu zaman Allah’a ulaşmak için uzun yollar gerektiğini düşünür.
Daha çok bilgi edinirse,
Daha çok kitap okursa,
Daha çok şey öğrenirse hakikate yaklaşacağını zanneder.
Oysa tasavvuf ehli der ki:
“Hakikate giden yol uzak değildir; insanın kendine en yakın olduğu yerden başlar.”
Çünkü insanın Rabbi ile arasına giren mesafe kilometrelerle ölçülmez.
O mesafe;
Bir kibir kadar,
Bir kırgınlık kadar,
Bir korku kadar,
Bir benlik iddiası kadar olabilir.
İnsan bazen dünyadan değil, kendi nefsinden yorulur.
Sürekli haklı çıkmak ister.
Sürekli kontrol etmek ister.
Sürekli sahip olmak ister.
Fakat kalp, sahip oldukça değil; teslim oldukça huzur bulur.
Tasavvufun en derin sırlarından biri şudur:
İnsan dünyayı değiştirmeye çalışırken yorulur.
Kendini değiştirmeye başladığında ise hafifler.
Çünkü dışarıdaki mücadelelerin çoğu, içerideki savaşların yansımasıdır.
Belki de bugün kendimize şu soruyu sormalıyız:
“Ben bugün neyi kontrol etmeye çalışıyorum?”
Çünkü insan her şeyi kontrol etmek istediğinde kaygı büyür.
Her şeyi Allah’a bıraktığında ise güven büyür.
Teslimiyet vazgeçmek değildir.
Teslimiyet;
Elinden geleni yaptıktan sonra sonucu Allah’ın hikmetine bırakabilmektir.
Bir tohumun toprağa bırakılması gibi…
Tohum toprağın altında nasıl büyüdüğünü bilmez.
Ama büyüyeceğine güvenir.
İnsan da bazen hayatın karanlık görünen dönemlerinde aslında görünmeyen bir şekilde olgunlaşmaktadır.
Bugün de kalbini dinle.
Ve kendine şu cümleyi fısılda:
“Allah’ım, bana düşeni yapmayı ve sana güvenmeyi nasip et.”
Çünkü huzur;
Her şeyi bilmekte değil,
Her şeyin sahibini bilmektedir.
✨ “Kulun yükü, her şeyi taşımaya çalıştığında ağırlaşır; emanet sahibine bırakıldığında hafifler.”
Elif Koşak ✨
🌟 YILDIZ ŞİFA ATÖLYESİ 🌟

